Ejder kanı ağacı (Dracaena cinnabari)

ejder kanı ağacı
(Fotoğraf: Getty Images)

Ejderha veya ejder kanı ağacı, Umman Denizi'nde bulunan Yemen'deki Sokotra takımadalarına özgü eşsiz bir ağaçtır. Adını veren meşhur kırmızı reçine, kabuğundan dışarı akar. Sıra dışı görünümlü ejder kanı ağacı yaprak dökmeyen etkileyici bir bitki. 650 yıla kadar yaşayabiliyor ve aynı zamanda yaklaşık 10 ila 12 metre yüksekliğe ulaşıyor.

Ejder kanı ağacına dair bilgiler

Yemen. Fotoğraf: Eduardo Scepi

Ağaç her 10 yılda bir yaklaşık 1 metre gibi yavaş bir hızla büyür. Etli, çok dayanıklı ve kuraklığa hoşgörülü bir bitki. Ilık sıcaklıklar ve alt tropik iklimden hoşlanır ve genellikle 300 ila 1.500 metre arasındaki yüksekliklerde bulunur.

Ejder kanı ağacının benzersiz ve tuhaf görünümü ilgi çekicidir. Dik tutulan bir şemsiyeyi andırıyor ve taç şeklini alarak büyüyor. Palmiye gibi tek çeneklilerde olduğu gibi ejder kanı ağacı da gövdesinin ucundan büyür ve en tepesinden uzun, yoğun ve sert yapraklar çıkar.

İLGİLİ:  Petrol sızıntısının insan ve yaban hayat üzerindeki etkileri

Çiçeği

Fotoğraf: Anatoly Chernyshev/Flicker

Bitki yeterince olgunlaştığında taç yaprakları 60 cm uzunluğunda ve 3 cm genişliğinde dallanır. Yapraklar sadece en genç dalların uçlarında görünür, 3 veya 4 yıl dayanır, sonra düşer ve yerine yenileri gelir. Ejderha kanı ağacı Şubat ayı civarında çiçek açıyor. Çiçekler dalların ucundan büyüme eğilimindedir ve salkıma sahiptir. Beyaz veya yeşil olurlar ve az miktarda kokulular.

Meyveleri

Fotoğraf: Alex Proimos/Flicker

Meyvelerin tamamen olgunlaşması 5 ay sürüyor. Etli bir dut olarak tanımlanan meyvesi olgunlaşırken yeşilden siyaha ve turuncudan-kırmızıya döner. Etli dut meyvesi bir ila üç tohum taşır. Meyvesi genellikle kuşlar ve diğer hayvanlar tarafından yeniyor ve çevreye dağıtılıyor.

Keşfi

Ejder kanı ağaçları gruplar halinde bir arada yetişir.
Ejder kanı ağaçları gruplar halinde bir arada yetişiyor. Fotoğraf: Rod Waddington (CC BY-SA 2.0)

Ejder kanı ağacının ilk tanımı 1835 yılında Doğu Hindistan Şirketi'nden Teğmen Wellsted liderliğindeki Sokotra Adası araştırması sırasında yapıldı. Taşıdığı reçinenin ana ticaret kaynağı ejder kanı ağacı olmuştur ve bu sıra dışı ağacı çevreleyen çok sayıda söylence vardır.

İLGİLİ:  Havayı en fazla temizleyen ağaçlar: En çok CO2 emen ağaç türleri

Sokotra Adası'ndaki şehir sakinleri ejder kanı reçinesini her şeye çare olarak kullanıyor. Yunanlılar, Romalılar ve Araplar onu yara iyileşmesinde, pıhtılaştırıcı olarak, ishale çare, dizanteri tedavisi ve ateşi düşürmek için kullandı. Ayrıca ağız, boğaz, bağırsaklar ve midede ülser için alınır.

1883'te İskoç botanikçi Isaac Bayley Balfour ağacın üç çeşit reçinesi olduğunu açıkladı; en değerli olanı gözyaşı görünümünde olandı ve ardından küçük parçalardan oluşan bir karışım geliyordu; en ucuzu ise döküntü şeklinde olandı.

İsminin kökeni

Ağaçtaki reçinenin ejder kanı olduğu inancı nedeniyle sihir ve simya ritüelleri için kullanılır. Modern pagan inancında cadılıkta, büyüden korunmada, aşk, sürgün ve cinsellik gücünü artırmada kullanılır. Modern şamanizminde törenlerde kullanılır ve modern pagana benzer.

Amerikan hoodoo, Afro-Amerikan halk büyüsü ve New Orleans voodoo büyülerinde mojolar tarafından para veya aşk kehaneti için kullanılır ve olumsuz varlıkların etkisindeki bir alanı temizlemek için tütsü olarak yakılır. Ayrıca kırmızı renkli Ejder Kanı Mürekkebi yapılır ve onunla sihirli mühür ve tılsım yazılır.

İLGİLİ:  Amazon Nehri: Konumu, özellikleri ve önemi

Reçinesinin modern kullanımı

Ejder kanı reçinesi 18. yüzyıl İtalyan keman yapımcıları tarafından vernik olarak kullanıldı (şeffaf, sert, koruyucu kaplama). Halen kemanlar ve foto gravür için vernik olarak kullanılıyor. Ayrıca 18. yüzyıla ait ejder kanı içeren bir diş macunu tarifi de vardır.

Ejder kanı tütsüsü zaman zaman uyuşturucu alıcılarına satılıyor ve adına "kırmızı kaya afyonu" deniyor. Aslında afyon içermez ve sadece hafif psikoaktif etkiler görülür. Ejderha kanı bugün de tıpta, boyalarda, vernikte ve tütsüde kullanılmaya devam ediyor.

Ejder kanı ağacına dair halk hikayeleri

Söylenceye gelirsek, hikayeye göre ilk ejderha kanı ağacı bir fille savaşırken yaralanan bir ejderhanın kanından yaratıldı. İkinci bir söylence, ejderha kanı ağacının antik bir ejderha olan, yüz başı bulunan ve birçok farklı seste konuşan Ladon olduğunu belirtir. Yunan mitolojisinde yer alan bir canavar.

Juno (tanrıların kraliçesi ve Mars'ın annesi) evlendiğinde annesi Gaia ona üç altın elma verir ve Ladon'a onları Hesperides Bahçesi'nde korumasını emreder. Herkül'e ise altın elmaları çalması emredilir. Ladon'u öldürür ve ardından Ladon'un kanından ejderha kanı ağacı çıkar.

Burcu Kara tarafından

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.