St. Petersburg'da Kanlı Pazar – Ayaklanma, grev ve dağılan Duma

St. Petersburg'da Kanlı Pazar - Ayaklanma, grev ve dağılan Duma

1905 Rus Devrimi'nin yaşandığı günleri anlatan detaylı bir yazıyı bu adreste hazırlamıştık. Yazımızın ikinci bölümünde Kanlı Pazar sonrası süreci, Peder Gapon'un tam olarak kim olduğunu, Japonya savaşının sonuçlarını ve Menşevikler ve Bolşevikler'in kimler olduğunu anlatarak dosyamızı sonlandıracağız.

Kanlı Pazar sonrası neler oldu?

Kanlı Pazar Rusya'da devrimci huzursuzluğun egemen olduğu bir yılın, Lenin'in 1917'nin "kostümlü provası" diye adlandıracağı bir yılın başlangıcıydı. Gerçi Petersburg'da greve giden işçilerin çoğu iki haftaya kalmadan fabrikalara dönmüştü, ama tutuşturdukları kıvılcım, imparatorluğun dört bir yanındaki şehirlerde iş bırakmalara, öğrenci ayaklanmalarına ve hatta cinayetlere götürdü. Kırsal kesimde köylüler şiddete başvurdular, toprak sahiplerinin ellerinden topraklarını da, hayvanlarını da aldılar. Olaylar 1906'da da sürecekti.

En ünlü olay, Rusya'nın en büyük savaş gemisi Potemkin'de Haziran 1905 tarihinde çıkan ayaklanmaydı. O sıralarda Potemkin'in demirlediği Odessa limanı bir genel grevin ortasındaydı. Potemkin'in mürettebatı zaten huzursuzluk içindeyken gemideki kötü beslenmeden yakınan bir tayfa, ikinci kaptan tarafından vurulup öldü. Bunu izleyen ve birkaç subayın da katıldığı ayaklanma kaptanın ve başka subayların öldürülmesiyle sonuçlandı. İmparatorluğun çeşitli şehirlerindeki grevleri, işçi kurulları ve sovyetlerin kurulması izliyordu. II. Nikolay, ekim ayında bir Duma toplamaya ve yurttaş özgürlüğünü güvence altına alacak bir anayasa hazırlamakla görevli bir kurucu meclis meydana getirmeye söz verdi.

Çarın "Ekim Manifestosu" işçilerin meclisin dışında tutulacağını açık seçik ortaya koyduğu gibi, aşırı soldaki siyasal partileri de hoşnut edemedi. Ama Lenin, Cenevre'den Rusya'ya kasım ayından önce dönemedi ve o zaman da artık iş işten geçmişti. Aralık ayının son haftasında Moskova sokaklarında şiddetli çatışmalar olduysa da ayaklanma 1 Ocak 1906'da çarlık kuvvetleri tarafından bastırıldı.

İLGİLİ:  Avrupa tarihinde önemli olaylar /1000–1400 yılları

Nisan'a gelindiğinde kırsal bölgelerde eski düzen yeniden kurulmuş ve kentlerdeki grevler sona erdirilmişti. Can kaybı yaklaşık 15000 kadar tahmin ediliyordu ve 70000 rejim karşıtı tutuklanmıştı. Huzursuzluk bastırılınca Çar II. Nikolay geri adım attı. Nisan'da toplanan Duma sadece üç ay sonra dağıtıldı ve bir anayasa hazırlamak için hiç çaba gösterilmedi. Bu arada Lenin ve diğer Bolşevik liderler, ihtilal için uygun koşulları beklemek için tekrar ülkeden kaçtılar.

Peder Gapon kimdi?

Georgy Gapon, bir cezaevi papazı ve devletten izinli Rus Emekçiler Derneği'nin kurucusu olarak, Rus yoksullarının hoşnutsuzluğunu birinci elden biliyordu. Kanlı Pazar'dan sonra yüzlerce insanı ölüme sürükleyen bir kışkırtıcı ajan olarak veya muhalefetin elinde bir oyuncak olarak tanıtılmıştı. Aslında bunların ikisi de değildi. Gapon, ezilenlere yardım etmek istiyordu. Gücü, konuşmalarındaki içtenlikten geliyordu. "Her bir sözcüğü için" demişti bir çağdaşı, "insanlar canlarını vermeye hazırdılar; papaz cüppesi ve boynundaki istavrozu, yüz binlerce eziyet gören insanı kendine çeken mıknatıstı."

Gapon, Kanlı Pazar günü ölümden kıl payı kurtulmuştu ve devrimci romancı Maksim Gorki tarafından kendisine hemen bir barınak ve gizlenme yeri sağlanmıştı. Artık damgalanmış bir adam olarak, sakalını tıraş etti ve sıradan biri gibi giyindi. Birkaç gün sonra da ülkeden Cenevre'ye kaçıp Lenin'e katıldı. Gapon sonradan Rusya'ya döndü ve hükümet makamlarına kendini yeniden kabul ettirmeyi, muhalefetteki devrimci partilerle ilişki kurmayı denedi.

Leninist olmayan Sosyalist Devrimci Parti'nin kimi üyeleri onun bir hükümet casusu olduğuna inanarak içlerinden birini, Kanlı Pazar günü Gapon'un yanında yürüyüşe katılmış olan Prens Rutenberg'i, onun öldürülmesini ayarlamakla görevlendirdiler. 1906 ilkbaharında Gapon, St. Petersburg'dan Finlandiya sınırına giden bir yerlerde, bir kulübede asılarak öldürüldü.

Japonya 1895'te Çin'i sarsıcı bir yenilgiye uğratmıştı. O tarihten sonra, Kore ve Mançurya'ya sızma arzusu Japon İmparatorluğu'nu doğrudan Ruslarla karşı karşıya getirdi. 1904 yılında Japonya, hiç uyarıda bulunmadan Rus donanmasını Liyaotung yarımadasındaki Port Arthur limanında torpilleyince savaş patlak verdi. Port Arthur (bugün Lüshun) Çin'e aitti ama Rusya, Uzakdoğu Filosu'nun kışı orada geçirmesi ve 20000 kişilik bir de Rus garnizonu bulundurması hakkını pazarlıkla elde etmişti.

Port Arthur, bir yıl süren çetin bir kuşatmanın ardından Ocak 1905'te teslim oldu. Giderek işler daha da kötüye gitti. İki bozgun, ihtilal yılında II. Nikolay yönetiminin saygınlığını tamamen sarsmıştı.

Bu bozgunlardan birincisi mart ayında, Mançurya Mukden'de uğranılan yenilgiydi. Tam bir hafta süren ve toplam 200000 cana mal olan muharebede, Rusya'nın General Kuropatkin komutasındaki Mançurya ordusu, bir savaş gücü olarak tam anlamıyla yok edildi. İkinci bozgun, 27-28 Mayıs'ta Kore'yi Japonya'dan ayıran boğazlarda yaşanan Tsushima Deniz Savaşı'ydı. Amiral Togo, Port Arthur yıkımından sonra, Rusya'nın doğu sularındaki üstünlüğünü yeniden kurma çabasıyla dünyanın öte ucundan buralara gelen Rus Baltık Filosu'na saldırdı.

İki gün süren çatışmada Japon donanması Rus donanmasını tam anlamıyla sildi süpürdü. Bu yenilgi Rusları, artık barış yapmanın zamanı geldiğine inandırdı. Yeni çağ tarihinden ilk kez bir Avrupa devleti bir Asya devleti karşısında askeri bir yenilgiye uğramıştı.

Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin 1903'te Londra'da yapılan ikinci toplantısında kimlerin parti üyesi olmasına izin verilmesi gerektiği konusunda bir kavga çıktı. "Sertlik" yanlısı denilen grubun başındaki Lenin, sadece partinin örgütlerinde görev yapan işçilerin seçilebilir olmasını istedi ve toplumsal devrime kendini adamış üyeleri öne sürdü. "Ilımlı" kesimden Julius Martov ise sistemi içinden değiştirmeye kendini adamış üyeler dahil daha geniş bir yelpazeden yana çıktı.

Kavga, Lenin'in parti gazetesi Iskra'nın (Kıvılcım) yönetimi için gösterdiği adayların Martov'un adaylarını, üç çekimser oyla 17'ye 19 gibi az bir farkla yenilgiye uğratmasıyla gün ışığına çıktı. Bu olaydan sonra Lenin'in yoldaşları Rusça "çoğunluk" sözcüğünden, Bolşevik diye adlandırıldılar, partinin ihtilalci kanadını oluşturuyorlardı. Kendilerini, hem sağlam devrimcilerin oluşturduğu bir iç çekirdek aracılığıyla çarlığın devrilmesine ve hem de proletarya diktatörlüğünün kurulmasına adamışlardı.

Partinin, iktidara daha demokratik bir yoldan gitmekten yana olan kesimi Menşevik ya da "azınlık insanları" olarak bilindi. Aradaki uçurum, yıllar geçtikçe büyüdü; partinin yapısı ve izlemesi gereken eylem yolu konusunda sonu gelmeyen anlaşmazlıklar çıktı. Bu 1917 Ekim Devrimi'nde Bolşeviklerin başarılı darbesiyle doruğa erişecektir.

Sosyal Demokrat İşçi Partisi 1905 yılının devrimci olaylarında hiçbir önemli rol oynamamıştır. Çar karşıtı eylemlerin birden patlak vermesi onları gafil avlamış, iç çatışmalar da kriz anında hızla karar almalarına engel olmuştur. Üstelik parti liderlerinin çoğu, başta Cenevre'de bulunan Lenin olmak üzere, sürgündeydi.

St. Petersburg'da Kanlı Pazar – Ayaklanma, grev ve dağılan Duma yazımız burada son buldu. Benzer içerikler için: https://evrenatlasi.org/k/tarih-kultur/