1857 Hint Ayaklanması – İsyan eden Hintliler Lucknow'u yakıyor

Hint Ayaklanması hakkında, ayaklanmanın başladığı günleri anlatan bir yazı hazırladık. Kuzey Hindistan'da bulunan Lucknow şehrinin, subaylar ve Doğu Hindistan Kumpanyası'nın sivil yöneticileri, eşleri ve ailelerinden oluşan İngiliz sakinleri bir süredir, yaz sıcağı kadar bunaltıcı bir felaketin yaklaşmakta olduğunu hissedebiliyorlardı.

Yerli halkın, İngiliz Doğu Hindistan Kumpanyası'nın yönetimine karşı için için yanan kızgınlığı sessizce yayılıyor, başka zamanlarda dikkat çekmeyecek olan tuhaf söylentiler ve küçük olaylarla su yüzüne çıkıyordu. Geriye bakıldığında, Mayıs 1857 tarihinde Hintlilerin duyduğu öfke kolaylıkla anlaşılabilir bir şeydi. Delhi'nin 322 km günedoğusunda yer alan Lucknow eski Ayodhya Krallığı'nın başkentiydi ve önceli yıl Kumpanya tarafından ilhak edilmişti.

Bölgede kaos hüküm sürüyordu. Kralın askerleri terhis edilmiş, çalışanları ve tedarikçileri işsiz ve gelirsiz kalmış, halka ağır yeni vergile konmuştu. Öte yandan, komşu Bengal eyaletinde de Kumpanya'nın kendi Hintli askerleri arasındaki huzursuzluk da giderek artıyordu.

Küçümsenen inançlar ve hiyerarşi

Sorunun en önemli nedenlerinden biri de sömürgecilerin bölge insanlarının inançlarına karşı duyarsızlığıydı. İngilizlerin Hindu askerleri gemilere, kast kurallarına aykırı olarak binmeye zorladıkları veya bazı dindar İngiliz subayların kendi alaylarında Hristiyanlığı telkin ettiği şeklinde söylentiler yayılıyordu. Bu tip bir misyonerlik hevesi hem Hindu hem de Müslümanlara karşı bir saldırı niteliğindeydi. Hepsinden daha şaşırtıcı olanı ise Kumpanya askerlerine, sığır ve domuz yağıyla kaplı yeni bir tür fişek dağıtılacağı şeklindeki haberlerdi.

İLGİLİ:  Salem cadı mahkemeleri: Neler yaşandı?

Lucknow'da yaşayan ve artan huzursuzluğun farkında olan 2200 İngiliz, Vali Sir Henry Lawrence'ın ve etrafında çeşitli resmi binalar bulunan üç katlı, heybetli, sütunlu girişli bir yapı olan konağının kendilerini koruyacağını umuyordu. Valinin ikametgahı büyük bir arazi içinde, şehrin kuzeyinde Gumti Irmağı'nı gören bir düzlükteydi. Lawrence Nisan ayında konağını güçlendirmiş, cephane ve gıda getirmiş ve kendi İngiliz birliklerini desteklemek üzere Hintlilerden oluşan bir savunma gücü düzenlemişti; bunlar halkı daha da kızdıran eylemlerdi.

Konağın etrafında bulunan tapınak ve evler, 'düşmanın' yuvalanması için fazlasıyla uygundu ve bu binaları yıktırmak savunmayı kolaylaştırırdı. Fakat böyle bir hareket Lawrence'ın korktuğu şiddeti tahrik edebilirdi; bu nedenle eyleme geçmedi ve kriz geçene kadar soğukkanlılıkla hareket etme kararı aldı.

Kriz geçmedi. 10 Mayıs'ta Kumpanya'nın Hintli askerleri Delhi'ye 64 km uzaklıktaki Mecrut'ta ayaklandı ve sonra da başkenti aldı. Olaylar Lucknow'a yalnızca 80 km uzaklıkta olan Kanpur'a yayıldı. 30 Haziran'da olaylar Lucknow'a sıçradı. Böyle halkı, Ayodhya kralının eski bir cariyesi olan ve 10 yaşındaki oğlunun kral ilan edilmesine ve kendisinin de kral naibi olarak atanmasına razı gösteren Begüm Hazret Mahal'i lider olarak seçti.

İLGİLİ:  Sanskritçe nedir? İçerisinden yüzlerce dilin doğduğu antik dil

Lawrence, 'düşmanın' eline geçmesini önlemek için 240 varil barut ve 5 milyon atımlık cephaneyi havaya uçurduktan sonra konağına geri çekildi. Çevredeki binalardan ateş yağıyor, topçular konağın duvarlarını dönüyordu. Durum ümitsiz görünüyordu. Hendekler, kazıklarla yapılmış setler ve bataryalar 6000 asker ve gittikçe kalabalıklaşan halka karşı koruma sağlayamıyordu. Lawrence kuşatmanın ikinci gününde odasına isabet eden bir top mermisiyle yaralandı ve iki gün sonra öldü.

Hint Ayaklanması acımasızca bastırıldı

Sonraki haftalarda İngilizler için hayat çok zorlaştı. Aileler karanlık mahzenlere sığınmış ve sıcaktan bitkin düşmüştü. Yetersiz tayınları besinlere garip bir yeşil renk veren bakır tavalarda pişiriliyordu.

İsyanın büyüklüğüne şaşırmış olan İngilizlerin ayaklanmayı bastırmaya yetecek desteği toparlayabilmesi zaman aldı. Fakat ağustos ayının ortasında Delhi'yi geri almışlardı. Kanpur'da korkunç bir katliamın delillerini buldular, sonra General Henry Havelock Lucknow'u kurtarmak için yola çıktı. Genel valinin eşi Lady Canning 63 yaşındaki generalin fazla resmi ve sıkıcı olduığunu, fakat minyon, yaşlı ve gergin bedeninin çelikte yapılmış gibi sağlam durduğunu yazıyordu.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı'nın uçakları: De Havilland Mosquito

Savunmacılar bütün bu gelişmelerden habersizdi. 23 Eylül'de Kanpuır yönünden silah sesleri duyuldu ve bir casus onları yakında kurtaracak olan kuvvetlerin yaklaştığını haber verdi. İki gün sonra Havelock saldırmaya yetecek kadar kuvvetli, ancak kuşatmayı delmeye yetecek kadar güçlü olmayan 2000 kişilik birliğiyle oraya ulaştı. O güne kadar 700 savunmacının öldüğü kuşatma 87 gün sürmüş ve henüz bitmemişti.

Sir Colin Campbell 9 Kasım'da 4500 adamıyla yola çıktı. Lucknow'a yaklaşıyordu fakat o denli yavaş hareket ediliyordu ki askerleri ona "Bay Emekleyen Deve" veya "İhtiyatlı İhtiyar" gibi lakaplar takmıştı. Sonunda 17 Kasım'da garnizonda hayatta kalmış ve bitkin düşmüş 1500 kişiyi içinde bulundukları zor durumdan kurtardı ve zaferleriyle övünen asilerin şehrini savaşarak terk etti. Şehirden geri çekilirken ölenler arasında dizanteriden zayıf düşmüş olan Havelock da vardı.

Sonraki yılın mart ayında Campbell Hint Ayaklanması konusunu kapatmak için korkunç bir intikam aldı. 200000 asker ve 180 topla Lucknow'a geri döndü. Asiler yenilgiye uğratıldı ve onlara asla merhamet gösterilmedi. Caddeler haftalar boyunca cesetlerle doldu.

1857 Hint Ayaklanması – İsyan eden Hintliler Lucknow'u yakıyor yazımız burada son buldu. Benzer içerikler için: https://evrenatlasi.org/k/tarih-kultur/