Birinci Haçlı Seferi ve Papa II. Urbanus'un sahte savaş çağrısı

Birinci Haçlı Seferi / Pope Urban II orders first Crusade

Birinci Haçlı Seferi hakkında savaş dönemini anlatan bir yazı hazırladık. Papa II. Urbanus tarafından yapılan savaş çağırısı, Kudüs'ü geri almayı amaçlayan birçok maceraperestin Doğu'ya doğru yola çıkmasına yol açtı.

Fransa'nın Clermont kentindeki Auverge Tepeleri'nde, 27 Kasım 1095 günü çok büyük bir kalabalık toplanmıştı; dehşet verici, tüyler ürpertici bir anons, gümbür gümbür gümbürdedi. "Kudüs sınırlarından ve Konstantinopolis kentinden bize kadar gelen korkunç bir söylenti yayılmıştır. Lanetlenmiş bir soy, Tanrı'ya hepten yabancılaşmış bir soy, Hristiyanların topraklarını basmış ve kılıçla, yağmayla ateşle yakıp yıkmış mahvetmiştir". Papa II. Urbanus gözlerini, kilise adamlarının arkasında sıra sıra dizilmiş kendisini dinleyen şövalyelere ve baronlara dikerek, çok uzaklardaki kutsal topraklarda masum Hristiyanlara uygulanan sözde feci işkenceleri en ürpertici ayrıntılarıyla anlatıyordu.

Birinci Haçlı Seferi

1902 Grobet 1095 Pierre L'Ermite preche la premiere croisade
Pierre I'Ermite diye bilinen fanatik bir vaiz yaklaşık 20.000 kişilik bir köylü Haçlı ordusu için destek topluyor

Urbanus Fransız yurttaşlarını en zayıf yerlerinden nasıl vuracağını içgüdüsel olarak biliyordu. "Ey yiğit savaşçılar, yenilmez atalarının soyundan gelenler!" diye haykırdı. "Aranızda kine nefrete yer kalmasın, birbirinizle kavgalarınıza son verin! İsa'nın kutsal mezarına doğru yola koyulun, o kutsal toprakları ele geçirmiş olan alçaklardan koparıp kendinize alın!" Urbanus'un sözleri kalabalıkta insandan insana sıçrayan bir heyecan kıvılcımı yarattı. "Deus vult" (Tanrı buyruğu!) diye kükrediler ve "Haçlılar" adını alarak kendilerini bir "İsa Ordusu"na dönüştürmeye karar verdiler. Papa Urbanus'un anlattığı korkunç işkence ve ölümler hiçbir gerçeğe dayanmıyordu. Hristiyan hacılar XI. yüzyılda da Kudüs'ün Müslümanların eline geçtiği tarih olan 638'den bu yana her zaman yaptıkları gibi, Müslümanların "Kitap Ehli" halklara göstermekte oldukları hoşgörü sayesinde, kutsal yerleri dilediklerince ziyaret etmeyi sürdürüyorlardı.

İLGİLİ:  Haçlı Seferlerinin listesi ve 200 yıl süren mücadele

Asıl sebep; Türkler

Gel gör ki, Papa II. Urbanus bu sarsıcı söylevini verirken aslında Bizans İmparatoru Aleksios Komnenos'un çağrısına yanıt vermiş oluyordu; çünkü imparator'un asıl amacı, giderek Bizans için tehlike haline gelen Selçuk Türklerinin akınlarına karşı savunmasını pekiştirmek, destek kuvvet bulmaktı.

Büyük Selçuklu sultanı Alparslan 1071'de Malazgirt'te İmparator Romanos Diogenes'in Bizans ordusunu bozguna uğratmasından bu yana Türkler Anadolu'da pek çok yeri ele geçirmiş, Bizans'ın sınırlarına dayanmışlardı. Çok büyük ve sağlam duvarlarla korunan güçlü Konstantinopolis şehri yani "İkinci Roma", ansızın kendini Anadolu'dan gelebilecek tehlikelere karşı pek savunmasız bulmuştu.

İLGİLİ:  Şarlman (Charlemagne) kimdir? Karolenj rönesansı ve Birleşik Avrupa dönemi

Papa Urbanus'un da başka hesapları vardı. Bu savaşın Hristiyanlığın Roma Katolik ve Yunan Ortodoks kolları arasındaki anlaşmazlığın giderilmesine ve Roma'daki Papa'nın tüm kiliselerin en yüce lideri olarak tanınmasına olanak sağlayacağını umuyordu.

Borçtan ya da ölümden kaçış

Öte yandan, Keşiş Pierre I.Ermite ve yoksul Gautier gibi gözü dönmüş fanatikler de köylüleri "haçı ellerine almaları" için kışkırtarak, kendi çıkarlarının peşinde yola koyuldular. Haçlılara katılanların kimileri bu çağrıya kurtuluşa ermek için, kimileri de hayatlarını zindana çeviren acımasız efendilerden, ağır borçlardan veya darağacının gölgesinden kaçmak için yanıt verip yollara düştüler.

Bizans imparatoru, meslekten askerlerden oluşan soyluların komutasında disiplinli bir orduyla karşılacağını ummuştu. Ne var ki gelenler ya soğuk ve açlıktan ölmemiş ya da Balkanlar'dan geçerken canını haydutlardan kurtarmış olanlardan oluşan başı bozuk bir köylü haçlı sürüsüydü.

Aleksios'un kızı Prenses Anna Komnena, Bizans İmparatorluğu'nun bu sözde kurtarıcılarının kaba saba tutumu, acımasızlıkları ve bilgisizlikleri, pis görünüşleri ve iğrenç davranışları karşısında duyduğu tiksintiyi gizleyemedi. İmparator ise duygularını bastırdı ve durumu incelikle ele aldı. Yağmalamayı önleyebilmek için yeni gelenleri tıka basa doyurdu ama çaktırmadan da silahlı muhafızlarıyla kuşatmayı unutmadı.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /1373–1400/ Batı Bölünmesi, İngiltere'de Köylü Ayaklanması, Venedik-Cenova savaşı

Bizans oyunu

Birinci Haçlı Seferi / Hatay'ın işgali / Antiokheia
Antiokheia şehrini ele geçirmek için Haçlılar bir hainin sarkıttığı merdivenden kuleye tırmandılar

Aleksios, Haçlıların şaşkın önderlerinden sadakat yemini aldıktan sonra onları başkentinden uzaklaştırıp tartışmalı sınır topraklarına gönderdi. Bizans kuvvetleri Haçlıların Nikaia'yı (bugün İznik) ele geçirmelerinde yardım etti. Haçlılar sıcaktan ve hastalıktan bitkin, iyi tahkim edilmiş Antiokheia (bugün Antakya) şehrini kuşattılar. Antiokheia Haçlılar için özel bir yerdi. Çünkü Selçuklu denetiminde olmakla beraber halkının çoğunluğu Hristiyan'dı. Dağlık kesiminde gizli bir mağarayla da ünlüydü, çünkü Aziz Petros ile onu izleyenlerin ilk Hristiyan dini törenlerini bu mağarada yaptığına inanılıyordu.

Uzun bir kuşatmadan sonra Haçlılar ortalığı kana bulayarak Antiokheia'yı ele geçirdiler. Kazandıkları bu zaferden aşka gelen haçlılar Kudüs'e yöneldiler ve şehir 15 Temmuz 1099'da düştü. İsa'nın savaşçıları yenik düşenlere hiç merhamet göstermediler, yaşlı kadınları da bebekleri de ayrım gözetmeden katlettiler. Bir tarihçinin anlattığına göre, atlar kan gölleri içinde yürümek zorunda kaldı. Sinagoglara ve camilere saklanan zavallılar Haçlıların binayı ateşe vermesiyle diri diri yakıldılar. Bu, bir daha asla tekrarlanmaması gereken bir zafer saati oldu.