Britanya Kralı VI. George ve filme konu olan hayatı

Britanya Kralı VI. George ve onun etkileyici hayatı

Kral VI. George (Prens Albert Frederick Arthur George; 14 Aralık 1895 – 6 Şubat 1952) İngiltere Kralı, İngiliz Milletler Topluluğu Başkanı ve Hindistan'ın son imparatorudur. Büyük kardeşi VIII. Edward'ın çekilmesinin ardından tahtta çıktı. İngiltere'nin en uzun süreli hükümdarı Kraliçe II. Elizabeth'in babasıdır.

Britanya Kralı VI. George'un biyografisi

  • Tam isim: Albert Frederick Arthur George
  • Bilinir: Erkek kardeşi VIII. Edward'ın çekilmesini takiben, 1936-1952 arasında İngiltere Kralı olarak görev yaptı. Saltanatında İngiltere'nin II. Dünya Savaşı'ndaki zaferinin yanı sıra İngiliz İmparatorluğu'nun sona erdiğini de gördü.
  • Doğum: 14 Aralık 1895, Norfolk, İngiltere.
  • Ölüm: 6 Şubat 1952 Norfolk, İngiltere.
  • Eşi: Kraliçe Elizabeth ya da Leydi Elizabeth Bowes-Lyon
  • Çocukları: Prenses Elizabeth, daha sonra Kraliçe Elizabeth II (d. 1926) ve Prenses Margaret (1930-2002)

VI. George'un erken yaşamı

Kral olana kadar Albert olarak tanınan VI. George, Prens George ve Teck Mary'nin oğlu olarak dünyaya geldi. Bir süre York Dükü olarak bilindi. Ondan bir yıl önce doğan kardeşi Edward'dan sonra ailenin ikinci oğluydu. Doğum günü büyük büyükbabası Prens Albert'in ölümünün 34. yıldönümüne denk gelmişti. Prensi onurlandırmak ve Albert o gün öldüğü için üzüldüğü bilinen Kraliçe Victoria'yı sevindirmek için aile oğullarına bu adı verdi. Galler prensi büyük babası (VII. Edward) gibi o da aile arasında "Bertie" olarak biliniyordu.

VI. George çocukluğunda eğri dizleri ve kronik mide rahatsızlıkları da dahil olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarından muzdaripti. Ayrıca hayatının geri kalanında mücadele edeceği kekemeliği ilerlemişti. Birçok kraliyet ailesinin ikinci oğlu gibi, VI. George on dört yaşındayken Kraliyet Deniz Koleji'ne katılmaya başladı; o da askeri bir kariyeri olmasını bekliyordu. Erken dönemlerinde zorluk çekmesine rağmen mücadele etti ve eğitiminde başarılı oldu. 1913'te gemide eğitim almaya başladı.

York Dükü

Prenses Margaret, Kraliçe II. Elizabeth, Anne Kraliçe Elizabeth ve Kral VI. George

Albert'in babası V. George 1910'da kral oldu ve Albert kardeşi Edward'ın arkasında tahtın ikinci varisi haline geldi. Abisi halk arasında sıkça parti yapan biri olarak tanınmıştı. Albert bu dönemde I. Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla tam teşekküllü denizcilik kariyerine başladı. 1913 yılında acil bir apendektomi ameliyatı geçirmiş olmasına rağmen, savaşın en büyük deniz mücadelesi olan Jutland Savaşı'nın harekat raporuna ismi eklendi.

İLGİLİ:  İngiltere'nin Lake District Milli Parkı ve gezilecek yerleri

VI. George veya Albert 1917'de ülser ameliyatı oldu ancak sonunda Kraliyet Hava Kuvvetlerine transfer edildi ve ilk tam sertifikalı kraliyet üyesi pilot oldu. Savaşın zorlu günlerinde Fransa'ya gönderildi ve 1919'da savaş sona erdikten sonra teşekküllü bir RAF pilotu haline geldi ve filo liderliğine terfi etti. 1920'de York Dükü yapıldı, bu sırada kekemelik ile devam eden mücadelesi halk konuşmaları yapmasını zorlaştırmasına rağmen gitgide daha fazla kamu görevi almaya başladı.

Aynı yıl Albert'in yolu ilk kez çocukluğunda tanıdığı Kont Kızı ve Strathmore ve Kinghorne'un Kontes'i Lady Elizabeth Bowes-Lyon ile kesişti. Hemen ona aşık oldu, ama evliliğe giden yol o kadar kolay değildi. Lady Elizabeth evlenme teklifini 1921 ve 1922'de iki kez reddetti çünkü kraliyet üyesi olmak için gereken fedakarlığı yapmak istediğinden emin değildi. Ancak sonunda 1923'te kabul etti ve ikili 26 Nisan 1923'te evlendiler. Kızları Elizabeth ve Margaret sırasıyla 1926 ve 1930'da doğdu.

VI. George'un tahta yükselişi

Albert ve Elizabeth tercihleri üzeri nispeten sessiz bir yaşam sürdüler. Halk konuşmaları yapması gereken Albert bu amaçla nefes alma ve vokal tekniklerinden faydalanacağı konuşma terapisti Lionel Logue'u işe aldı.

Logue'un Albert'e verdiği eğitim 2010'da Oscar ödüllü The King's Speech (Zoraki Kral) filmine konu olmuştur.

Albert, çalışma koşullarının iyileştirilmesine destek verdi. Endüstriyel Refah Derneği Başkanı olarak görev yaptı ve 1921'den II. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar geniş sosyo-ekonomik arka planları olan çocuklar için bir dizi yaz kampı düzenledi.

VI. George yaşamı boyunca büyük sağlık sorunları yaşamasına rağmen aynı zamanda atletik bir genç olmayı da başardı. Kral olmadan önce 1926'da Wimbledon çift erkeklerde yarıştı. VI. George taç giyme töreninden sonra radyodan halka canlı seslenen ilk hükümdar olmuştur.

İLGİLİ:  Birleşik Krallık, Britanya ve İngiltere arasındaki fark nedir?

1936'da V. George öldü ve Albert'in erkek kardeşi Edward, Kral VIII. Edward oldu. Edward, ilk kocasını boşamış ve ikinci kocasını da boşama sürecinde olan Amerikalı Wallis Simpson'la evlenmek istediği için tartışmalara neden oldu. Daha sonra yönetimsel kriz patlak verdi ve Edward, Wallis'den vazgeçmek yerine tahtan çekilmeyi tercih etti. 10 Aralık 1936'da bunu yaptı. Edward evlenmemiş ve çocuksuz olduğundan önce Kral Albert oldu ve sonra babasının onuruna VI. George adını aldı. Kendisi 12 Mayıs 1937'de Westminster Manastırı'nda taç giydi, bu tarih başta VIII. Edward için planlanmıştı.

Kardeşi Edward'ın tahtan alınmasının başlıca nedeni Nazi sempatizanlığı olmuştu.

Kral VI. George kendini hemen Hitler'in Avrupa'daki ilerlemesi ile ilgili tartışmaların arasında buldu. Başbakan Neville Chamberlain temyiz politikası izlemeye devam etti ve kral ise anayasal olarak ona destek vermek zorunda kaldı. 1939'un başlarında kral ve kraliçe Kanada'yı ziyaret etti, böylece VI. George bunu yapan ilk İngiliz hükümdarı oldu. Aynı seyahatte ABD'yi ziyaret ettiler ve Başkan Franklin D. Roosevelt ile ilerleyen yıllardaki Amerikan-İngiliz ilişkilerini sağlamlaştırmayı sağlayacak bir ilişki kurdular.

VI. George ve İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain
VI. George, formalite gereği İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain'in siyasi kararlarını desteklemek durumundaydı.

II. Dünya Savaşı

3 Eylül 1939'da Almanya, Polonya'yı işgaliyle ilgili ültimatomlara cevap vermedi. Böylece Birleşik Krallık ve Avrupalı ​​müttefikler Almanya'ya savaş ilan etti. Alman Luftwaffe tarafından sürekli yapılan hava baskınlarına rağmen VI. George dahil tüm kraliyet ailesi II. Dünya Savaşı boyunca Londra'daki resmi ikametgahlarında kaldılar. Ancak günlerini daha çok Buckingham Sarayı ve Windsor Kalesi arasında geçirdiler.

1940 yılında Winston Churchill başbakanlık görevini devraldı. O ve Kral VI. George'un ilk başta sert bir ilişkileri olmasına rağmen, kısa süre içinde İngiltere'nin savaş yıllarını başarıyla atlatmasına yardımcı olacak mükemmel bir ilişki geliştirdiler. Kral ve kraliçe halkın moralini korumak için birçok ziyaret ve katılım gerçekleştirdi, böylece monarşinin popülerliği arttı. Savaş 1945'te sona erdi ve Londra ertesi yıl Birleşmiş Milletler'in ilk meclis toplantısına ev sahipliği yaptı. Açılış konuşmasında VI. George vardı.

İLGİLİ:  Goiania olayı: Brezilya'da gerçekleşen radyoaktif kaza

VI. George'un daha sonraki yılları ve bıraktıkları

Savaştan sonraki yıllarda Kral VI. George kendi halkının ve imparatorluğunun meselelerine döndü, bu da dünya sahnesindeki etkisini ve gücünü azalttı. Hindistan ve Pakistan 1947'de bağımsızlıklarını ilan ettiler ve İrlanda 1948'de İngiliz Milletler Topluluğu'unu tamamen terk etti. Hindistan'ın cumhuriyet haline gelmesiyle VI. George'un unvanı değişti: İngiliz Milletler Topluluğu Başkanı oldu.

Kral VI. George, yaşamı boyunca sağlık sorunları yaşadı. Savaşın yarattığı stres ve ağır sigara içme alışkanlıklarının birleşimi 1940'ların sonlarında sağlığını epey kötüleştirdi. Akciğer kanseri, arteriyoskleroz ve diğer hastalıkları neticesinde çok sayıda ameliyat geçirdi. Varisi olan Prenses Elizabeth, Edinburgh Dükü kocası Philip ile yeni evlenmiş ve aile kurmuş olmasına rağmen babasının görevlerini giderek istekle üstlendi.

6 Şubat 1952 sabahı Kral VI. George, Sandringham'daki odasında uykusunda öldü. Kızı Elizabeth 25 yaşında Kraliçe II. Elizabeth oldu; tüm zamanların en çok hüküm süren kraliçesi haline geldi. Babasının yanına St. George's Chapel'a gömüldü ve eşi Kraliçe Elizabeth (Queen Mother) ile küçük kızı Margaret'in kalıntıları o zamandan bu yana onunla beraber yatmaktadır. Kral VI. George'un asla kral olmaması gerekiyordu. Ancak İngiltere'nin son emperyal yıllarında başa gelmiş ve ulusu tarihin en tehlikeli dönemlerinden birini görmüş olmasına rağmen başarılı oldu.

VI. George savaş döneminde Britanya halkı arasında cesareti simgeledi. Britanya Savaşı'nda ailesini Kanada'nın güvenli ellerine taşımak yerine Birleşik Krallık'ta kalmayı seçmişti. Çeşitli ön cephelerdeki orduları da ziyaret etmeyi ihmal etmedi. Çocukluğundan beri hayatını etkileyen kekemeliğe karşı bilinen mücadelesi kararlılık konusunda kendisini bir model haline getirdi. VI. George'un bu muazzam irade gücü The King's Speech (2010) isimli Zoraki Kral filminde işlenmiştir. Filmde VI. George'un Avustralyalı konuşma terapisti Lionel Logue ile olan ilişkisi anlatıldı. Aynı zamanda kralın 3 Eylül 1939'daki cesaret verici canlı radyo konuşması da işlendi.

Zoraki Kral filmi
Zoraki Kral

Burcu Kara tarafından

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.